Mısır Çarşısı ve Kapalıçarşı’da bir Cumartesi

Aparna geldi.Danimarka’dan.Özlemiştik birbirimizi, mailler,telefon konuşmaları yetmez olmuştu, yüz yüze görüşme zamanı gelmişti. Bizimki baharat sever, çay sever, takı sever.

Cumartesi sabahı önce Mısır Çarşısı’na sonra Kapalıçarşı’ya gitme kararı verdik. Seray’a dedim sen bizi gezdirsen, nerede ne var bildiğinden. 550 yıllık Kapalıçarşı, duvarları, tezgahları, dükkanları, esnafı, kalabalığı ile çeker beni kendine zaman zaman. Eminönü’ne gidiyoruz sabah vapurla. Oradan Yeni Cami’nin yanındaki Mısır Çarşısı’na kısa bir yürüyüş. Zamanında buradaki baharatlar Hindistan, Güneydoğu Asya ve Mısır’dan geldiği için Mısır Çarşısı adını almış bu çarşı.

Harem Saray’dan portakallı ve yaseminli yeşil çay, pilav için safran, elmalı tart için tarçın, et için karışık biber alarak güne başladım. Üçümüz elimizde torbalarla çıktık bu dükkandan. Malatya Pazarı’ndan ceviz ve badem, Hasırcılar Caddesi’ndeki Namlı Pastırmacı’dan taze turşu, Kurukahveci Mehmet Efendi’den de taze çekilmiş kahve alıp sonra Kapalıçarşı’nın 22 kapısından biri olan Nuruosmaniye kapısına yürüyoruz.

Bu kapıdan girip II. Abdülhamit’in tuğrasını taşıyan Beyazıt kapısına kadar altınlarla parlayan kuyumcuların vitrinleri alıyor gözümüzü. Nuriosmaniye kapısının 50 metre aşağısında, Kılıççılar Kapısı’na geldiğimizde, Varakçı Han ile Çuhacı Han’ın önünde ayaklı borsa işlem yapmaya başlamış. Aparna bağırış çağırış içindeki simsar kalabalığını görünce şaşırıyor. Altın yükselecek mi düşecek mi öğrenmeye çalışıyoruz, ona göre alışveriş yapalım bari. 64 sokak ve 2 bedesten. Sandal ve Cevahir Bedesteni.

Cevahir Bedesteni’ne gidiyoruz, Aparna gümüş seviyor, bedestende nereye bakacağını şaşırıyor. Bedesten’deki antikacıların azaldığını söyleniyor. Bedesten’deki dükkanlar dükkan olmadan önce “kiralık kasa” görevi görüyormuş, bilmiyordum. Ancak 1750’de yangından istifade eden yeniçeriler bedesteni yağmalayınca kasalar güvenli olmaktan çıkmış. Oltu taşı tespihler, bakır kaplar, akik kolyeler, gümüş yemek takımları… Ne ararsan var!  Sandal Bedesteni 1984’ün sonuna dek müzayede salonuymuş.

Şark Kahvesi’nde mola verelim diyoruz, ancak eski halinden eser yok kahvenin. Aparna Kapalıçarşı için “Büyük” diyor. “45.000 metrekare, 3.600 dükkan var” diyorum. Seray; “Çarşıyı günde ortalama 250.000 kişi ziyaret ediyormuş” diyor. Aparna’yı geçtim, ben bile şaşırıyorum. Bakırcılar Çarşısı’nı gezip Aparna’ya Türk kahvesi yapabilmesi için bakır cezve alıyoruz. Lütfullah Sokağı taklit Louis Vuitton, Chanel ve Dior çantalar satan dükkanlarla dolu. Bu sokağı hızlıca geçiyoruz. Kapalıçarşı’nın içinde Vakko, Silk&Cashmere, Paşabahçe ve MAC görmekten mutlu olmadığımı söylemem gerek. Çadırcılar Caddesi’nde bakırcıların yerini eşofman, spor ayakkabı, çanta satan dükkanlar almış.

Nereden Ne Alsak?

-          Türkmenler Çarşısı’nın içinde yer alan Horasan’da safir, yakut, akik, zümrüt, sitrin, opal… ne taş ararsan var.

-          Peştamal, havlu, saf zeytinyağlı sabun, ipek göynek, el işlemli cepken ya da hamam tası almak istiyorsan Derviş’e uğramalısın. Üstelik torba yerine aldıklarınızı yemeniye sarıp veriyorlar.

-          Keçe seviyorsan doğru adres yaklaşık 4 yıldır çarşıda bulunan Coccon. Takıdan şapkaya, terlikten cüzdana kadar keçe ne istersen burada!

-          Uzun ve zahmetli bir işlemle kurutulmuş yapraklara Yahudi, Hristiyan ve İslam kültürlerinden seçilmiş barış, sevgi ve dostluk mesajları işleyen Nick Merdenyan’dan alışveriş yapmasan bile hikayesini dinlemelisin. Dükkan İç Bedesten’de.

-          İç Bedesten’de renkli taşlardan sade bileklikler, küpeler yapan küçücük bir dükkan var, Kuyumcu Talat Cebe. Dükkanın arka kısmında da ustanın atölyesi. Aparna kendine iki kolye, bir küpe ben de minik bir çift küpe aldım bu dükkandan.

-          Hüseyin Çağlayan, Donna Karan, Rıfat Özbek’in de alışveriş yaptığı Yazmacı Necdet Danış’ta Antep el dokumaları, yün el dokuma şallar, etnik motifli kumaşlar bulabilirsin. Üstelik her bütçeye göre de seçenek var (Yağlıkçılar Caddesi 57).

-          Peştamal, havlu, bornoz, ev tekstil ürünleri, masa örtüsü… Derviş’e bir başka alternatif dersen, Abdulla’ya uğramalısın. Halıcılar Caddesi no: 60.

Kapalıçarşı’da ne yesek?

-          Sabah kahvaltısı için çarşının en eski mezecisi Tuşba Mezeevi’ne gitmeli, eski usul ekmek arası jambon, kaşar üstüne Ermeni usulü kalın zeytinyağlı sarmanın tadına bakmalı.

-          Şeyh Hamdullah Sokağı’nda, Çarşı Balıkçısı Mustafa’da esnaf fiyatına çok lezzetli ve taze balık yiyebilirsin.

-          Çarşıdaki en favori restoranım, Havuzlu Restaurant. Öğlen 12:00- akşamüzeri 17:00 arası yemek servisi var. 20-25 çeşit sulu yemek, dilersen ızgara köfte, kömürde pişen döner. Yaz, kış çinilerle bezeli havuzun yanındaki bir masada oturmak isterim.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Yorumlar

Mısır Çarşısı ve Kapalıçarşı’da bir Cumartesi yazısına 1 yorum yapıldı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


7 × 1 =

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>


Yukarı